Çölaşan’dan Akşener’e mektup var

Emin Çölaşan, Sözcü gazetesindeki köşesinde İYİ Parti lideri Meral Akşener’e hitaben bir açık mektup kaleme aldı.

Çölaşan “Çok değerli Meral Ablam’a açık mektup” başlığı ile yayımlanan yazısında halini hatrını sorduğu Akşener’e “Bundan bir süre önce partinizi kurup aktif siyasete yeniden döndüğünüzde çok sevinmiştik. AKP dönemi idi. Recep Bey’in medyası size dümdüz gidip her gün defalarca saydırıyordu. Recep Bey’in bir numaralı hedefi olmuştunuz. Siz ise bildiğiniz yolda aslanlar gibi direniyordunuz. Bazıları farklı şeyler söylese bile siz, siyasette değer verdiğimiz saygın bir ablamızdınız. O iktidar medyası şimdi size övgüler düzüyor. Nedenini bir düşün be ablacım!” dedi.

İYİ Partinin Altılı Masa sürecine değinen Çölaşan şunları yazdı:

“Altılı masada yer aldınız, çok güzel şeyler söylediniz…

Sonra günün birinde ‘Ben artık yokum’ deyip kaçtınız, başka denizlere doğru yelken açmaya karar verdiniz.

O denizlerde ne vardı, neyi keşfetmiştiniz?

İktidara stepne olmak mı?

Neydi sizi karşı tarafa geçiren şeyler? Hiç kimse anlamadı, şimdi de anlamıyor.

Kimileri yolsuzluk dedi, kimileri partinizin buharlaşıp kaybolan büyük miktarda paralarından söz etti ama gerçekler ortaya çıkmadı.

Bana sorarsanız hiçbirini inandırıcı bulmadım!”

“Bu yazdığım mektubu da muhalif çizgide sıradan birinin, vatandaş Emin’in zırvalarla dolu mektubu olarak değerlendirin.” diyen Çölaşan, şu ifadelerle devam etti:

“Son zamanlarda kendinizi de partinizi de AKP’nin kucağına doğru ittiğinizin acaba farkında mısınız?

Kafamda sorular var…

Tayyipgiller familyasının elinde bulunan yandaş medya birkaç ay öncesine kadar sizi tu kaka ilan etmişti.

Şimdi ise ‘canım cicim Meral, helal sana bu yollar’ diyorlar.

Bu 180 derece tavır değişikliği acaba nereden ve nasıl kaynaklandı, hiç düşündünüz mü?

Nedenini söyleyeyim, onların gözünde siz AKP ve MHP’den sonra CHP’nin siyasetteki en büyük karşıtı oldunuz da ondan! Aynen MHP gibi…

Bunu AKP yapar, doğaldır.

MHP ne yapar, hesabı nedir, onu da bilen yok.

Ama üzülerek görüyoruz, Siz bu trene takılan en son vagon oldunuz.”

Çölaşan, İYİ Parti’nin her seçim bölgesinde tek başına ‘hür ve müstakil’ olarak girme kararı ile ilgili, “Yani ‘ikili oynamaya’ karar verdiniz. Bunun adına işin kolayına kaçmak denir. Bir yanda sözüm ona muhalefet yapıp muhalif seçmen kitlelerini kendinize bağlayacak, öbür yanda ise muhalefet oylarını bölüp AKP’ye hizmet arz edeceksiniz. Ya biri ya öteki… Bunların ikisi bir arada olmaz sayın ablacım… Bu yutturmacayı, bu kandırmacayı yemezler! Beş yaşında çocuklar bile yemez.” dedi.

“Çok değerli Meral ablacım, son seçimler öncesinde Türkiye’yi dolaştınız, ne güzel sözler söylediniz.” ifadelerini kullanan Çölaşan, mektubunu şöyle sürdürdü:

Ne güzel eleştirilerdi onlar!

Şimdi ise aradan sadece birkaç ay geçmiş olmasına karşın geri vitese taktınız.

Mart ayında yapılacak yerel seçimler çok önemli.

Şimdi siz diyelim ki İstanbul’da kazanma şansı sıfır olan bir İYİ Parti adayı çıkardınız.

Adayınız varsayalım oyları böldü ama bu oylar boşa gitti. İstanbul’u az bir farkla AKP yeniden ele geçirdi.

Mutlu mu olursunuz, üzülür müsünüz?

Bence mutlu olursunuz zira şimdiki çelişkili sözleriniz ve tavırlarınız bunu gösteriyor… Siz, bu gibi söylemlerinizle artık AKP’nin neferi oldunuz.

O halde bundan sonra hiçbir karşı söylemde bulunmayın, size oy veren ya da vermeyi düşünen seçmen kitlelerini böyle yapmacık muhaliflik gösterileri ile kandırmaya kalkışmayın ablacım!

Ayıp oluyor.

Seçime ‘hür ve müstakil’ girip sonuçlarına aynı biçimde katlanmayı şimdiden göze alın.

Boyunuzun ölçüsü ne imiş o zaman belli olur.

Belki ders alırsınız, bir daha da ‘Tankla tüfekle gelseler bile bize vız gelir tırıs gider. Adına ittifak dedikleri manda ve himaye tuzağına geçit vermeyeceğiz, bu maskeli baloya boyun eğmeyeceğiz’ demezsiniz.

Saygılarımla ve daha nice başarı dileklerimle benim biricik Meral ablacım!

Vatandaş Emin.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x